Şehirler Arasında Kalan Bir Bekleyiş
Sunraymedical olarak bu yazımızda “Göztepe Kazım Karabekir Metrosu ne zaman açılacak” konusunu masaya yatırıyoruz. Keyifli okumalar!
Kayseri’de akşamlar hep aynı kokuyor. Soğuk biraz erken iniyor şehrin üzerine, sanki gün daha bitmeden pes etmiş gibi. 25 yaşındayım ve uzun zamandır kendimi bir yere tam ait hissedemiyorum. Günlüğüme yazarken bile kelimeler bazen geri çekiliyor, sanki ben ne hissediyorsam onlar da kararsız kalıyor.
Bugün yine içimde tuhaf bir boşlukla uyandım. Kahvemi yaparken telefonumdan İstanbul’daki haberleri karıştırıyordum. Bir metro hattı, bir istasyon ismi, bir bekleyiş… Hepsi birbirine karıştı. Özellikle bir cümle aklıma takıldı: Göztepe Kazım Karabekir Metrosu ne zaman açılacak?
Bu soru, basit bir merak gibi görünse de bende bambaşka bir yere dokunuyor. Sanki sadece bir ulaşım hattını değil, gecikmiş bir hayat planını, ertelenmiş bir karşılaşmayı soruyorum.
—
Kayseri’de bir akşam
Akşamları penceremin önünde oturuyorum. Dışarıda rüzgâr, apartmanların arasında dolaşırken sesi bile yorgun geliyor bana. Kayseri’nin geniş caddeleri var ama bazen insan kendini dar bir koridorda hissediyor.
Bugün yine yürüyüşe çıktım. Ellerim cebimde, kulaklarımda eski bir şarkı… İnsanlar hızlı hızlı yürüyordu. Herkes bir yere yetişmeye çalışıyor ama kimse neden yetiştiğini anlatmıyor.
İşte tam o sırada İstanbul’dan bir arkadaşım mesaj attı. “Metro işi yine uzamış,” dedi. Ardından o soruyu ekledi: Göztepe Kazım Karabekir Metrosu ne zaman açılacak?
Mesajı okuyunca içimde küçük bir kıpırtı oldu. Sanki İstanbul’da bir kapı aralanıyor ama henüz kimse içeri giremiyor gibiydi.
—
İstanbul’dan gelen mesaj
İstanbul benim için hep yarım kalmış bir hikâye gibi. Ne tam yaşadım orayı ne de tamamen uzak kaldım. Arada kalmışlık hissi en çok oraya bakarken büyüyor içimde.
Arkadaşım, Kadıköy’de yaşıyor. Bana sürekli metro inşaatlarından, aktarmalardan, kapanan yolların yarattığı kalabalıktan bahsediyor. Ama onun anlattığı her karmaşa, benim içimde bir düzen duygusu yaratıyor.
“Bir gün açılacak,” diyor. Ama o günün ne zaman olduğunu kimse net bilmiyor. İşte bu belirsizlik beni yoruyor.
Çünkü ben beklemeyi biliyorum ama belirsiz bekleyiş beni tüketiyor.
—
Göztepe Kazım Karabekir Metro hattı hayali
Bazen gözlerimi kapatıp o hattı hayal ediyorum. Göztepe’den Kazım Karabekir’e uzanan bir yer altı çizgisi… İnsanlar o çizgi üzerinde bir noktadan diğerine akıyor.
Bir istasyonda genç bir kadın kitap okuyor, diğerinde yaşlı bir adam torununu bekliyor. Tren geliyor, kapılar açılıyor, hayat birkaç saniyeliğine hızlanıyor ve sonra tekrar sakinleşiyor.
Ama sonra kendime dönüyorum. Ve soruyorum:
Göztepe Kazım Karabekir Metrosu ne zaman açılacak?
Bu soru, sadece bir tarih arayışı değil. Bir şeyin tamamlanmasını beklemek gibi. İçimde yarım kalan şeylerin tamamlanmasını beklemek gibi.
Ben Kayseri’de otururken bile İstanbul’un yer altını düşünüyorum. Belki de şehirler birbirine sandığımızdan daha bağlıdır. Belki de insan, hiç gitmediği bir yerde bile bekleyebilir.
—
Göztepe Kazım Karabekir Metrosu ne zaman açılacak? sorusunun içimde bıraktığı boşluk
Bu soruyu her sorduğumda içimde küçük bir boşluk oluşuyor. Çünkü cevabı sadece bir tarih değil. Aynı zamanda “ne zaman değişecek?” sorusu.
Ben de hayatımda bazı şeylerin açılmasını bekliyorum. Tıpkı bir metro hattı gibi… İçimde kapalı kalan duygular, ertelenmiş kararlar, yarım bırakılmış cesaretler var.
İstanbul’daki bu metro hattı bana şunu hatırlatıyor: Bazı yollar görünmez şekilde inşa edilir ve biz sadece tamamlanmasını bekleriz.
Ama beklerken yorulur insan. Özellikle de neden beklediğini tam bilmediğinde.
—
Beklemek üzerine
Beklemek, dışarıdan bakıldığında basit bir eylem gibi görünür. Ama içten içe insanı kemirir.
Ben Kayseri’de otobüs durağında da bekledim, hayatımda karar vermem gereken anlarda da bekledim. Ama hiçbir bekleyiş, İstanbul’daki bu metro sorusu kadar zihnime yerleşmedi.
Göztepe Kazım Karabekir Metrosu ne zaman açılacak?
Bu soru bazen bir haber başlığı gibi geliyor bana. Bazen de yarım kalmış bir dua gibi.
İnsanlar hızlı yaşamak istiyor ama şehirler buna her zaman izin vermiyor. Tüneller kazılıyor, raylar döşeniyor, sistemler test ediliyor… Ama en zor şey, insanın içindeki sabırsızlığı yönetmek.
—
Bir istasyonun anlamı
Bir istasyon sadece durak değildir. Bazen bir başlangıçtır, bazen bir vedadır.
Göztepe ile Kazım Karabekir arasında kurulacak hat, belki de sadece bir ulaşım kolaylığı değil. İnsanların birbirine daha hızlı ulaşması, ama aynı zamanda daha çok düşünmesi demek.
Ben bunu düşünürken Kayseri’deki küçük odamda zaman yavaşlıyor. Duvarlar daha sessiz oluyor.
Ve ben kendi kendime tekrar soruyorum:
Göztepe Kazım Karabekir Metrosu ne zaman açılacak?
Belki açıldığında ben yine Kayseri’de olacağım. Ama en azından bir şeyin tamamlandığını bilmek bile insanı rahatlatıyor.
—
Umut ve kırılganlık
Umut etmek zor bir şey değil aslında. Zor olan, umudu korumak.
İstanbul’daki metro hattını düşünürken bunu fark ediyorum. Bir şey yapılırken, gecikirken, uzarken… İnsanların sabrı da test ediliyor.
Benim sabrım da öyle.
Bazen gecenin bir yarısı uyanıyorum ve şehirlerin birbirine bağlandığını hayal ediyorum. Raylar yerin altından geçiyor, insanlar farklı hayatlara karışıyor, ama hepsi aynı sistemin içinde ilerliyor.
O anda içimde küçük bir huzur oluşuyor.
Ama sabah olduğunda tekrar aynı soru geliyor:
Göztepe Kazım Karabekir Metrosu ne zaman açılacak?
—
Günlüğün son sayfası
Bugün günlüğümün son sayfasına şunu yazdım:
“Bazı yollar sadece haritada değil, insanın içinde de inşa edilir.”
Kayseri’de bir akşam daha bitiyor. Dışarıda ışıklar yanıyor, şehir kendi sessiz ritmine dönüyor.
İstanbul ise benden uzak ama zihnimde çok yakın.
Göztepe ile Kazım Karabekir arasında uzanan o hat, belki bir gün tamamlanacak. Belki de zaten çoktan bir yerlerde başladı, sadece biz henüz tam olarak geçemedik.
Ve ben yine soruyorum, içimden sessizce:
Göztepe Kazım Karabekir Metrosu ne zaman açılacak?
Bu içeriğimizin sonuna geldik. Sunraymedical olarak “Göztepe Kazım Karabekir Metrosu ne zaman açılacak” hakkındaki sorularınızı yorumlarda paylaşabilirsiniz.